Ana Sayfa › Kelime Listesi › causative
adjective · sıfat
Causative ne demek?
neden olan, sebep teşkil eden, ettirgen
Telaffuz /ˈkɔːzətɪv/ · okunuşu: kózıtiv
Sözlük tanımını göster
Causative ne demek? Causative kelimesinin Türkçe anlamı: neden olan, sebep teşkil eden, ettirgen (sıfat).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
YDS ve YÖKDİL sınavlarında geçen akademik kelimelerden biri de causative; anlamı ve kullanımı aşağıda.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiEttirgen yapı 'birine yaptırmak' demektir.
Sağdaki'Yaptırdım' gibi mi?
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
Smoking is a major causative factor in the development of lung cancer.
Sigara içmek, akciğer kanserinin gelişiminde önemli bir neden oluşturucu faktördür.
Eş Anlamlılar
causalgenerative
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
causative factorcausative agent
Causative ile Bir Örnek Cümle Daha
Researchers identified a specific bacterium as the causative agent of the outbreak.
Araştırmacılar, salgının nedensel etkeni olarak belirli bir bakteriyi belirlediler.
Causative Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de bilimsel/tıbbi metinlerde "causative factor/agent" (nedensel etken/etmen) kalıbında çıkar. Dilbilgisinde "causative" yapı (make/have/get + nesne) konusunu da çağrıştırır; "causal" ile yakın anlamlıdır.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Tıp Konusundan Diğer Kelimeler
malaria sıtmapuberty ergenlik, buluğ çağısunken batık, çökükadherence bağlılık, riayet, (kurall…aggravate kötüleştirmek, şiddetlend…induction tümevarım, göreve başlatm…recede geri çekilmek, uzaklaşmak…susceptible to duyarlı, hassas, yatkın (…artery atardamar, ana yol/hatborderline sınır çizgisi, sınırda (b…localize yerelleştirmek, yerini be…placebo plasebo, tesirsiz ilaçTümü: Tıp →