Ana Sayfa › Kelime Listesi › crimson
adjective / noun
Crimson ne demek?
kızıl, koyu kırmızı
Telaffuz /ˈkrɪmzən/ · okunuşu: krímzın
Sözlük tanımını göster
Crimson ne demek? Crimson kelimesinin Türkçe anlamı: kızıl, koyu kırmızı.
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
YDS ve YÖKDİL sınavlarında geçen akademik kelimelerden biri de crimson; anlamı ve kullanımı aşağıda.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBu kızıl güller gerçekten muhteşem!
SağdakiBunlar en koyu kırmızı güllerimiz.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
Her face turned crimson with embarrassment.
Utançtan yüzü kıpkırmızı (kızıl) oldu.
Eş Anlamlılar
deep redruby
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
crimson facecrimson tide
Crimson ile Bir Örnek Cümle Daha
The autumn maples painted the entire valley in shades of crimson and gold.
Sonbahar akçaağaçları bütün vadiyi kızıl ve altın tonlarına boyadı.
Crimson Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
Koyu/kanlı kırmızı tonudur; 'turn crimson' (yüzü kızarmak) utanç/öfke bağlamında YDS'de geçer. 'Scarlet' ve 'maroon' gibi diğer kırmızı tonlarından nüansla ayrılır.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Edebiyat Konusundan Diğer Kelimeler
morosely somurtkan bir şekilde, as…nonchalantly umursamazca, soğukkanlılı…wry çarpık, alaycı (ifade/gül…destitute of yoksun, -den mahrumpensively dalgınlıkla, düşünceli bi…wretchedly perişan bir halde, berbat…gaily neşeyle, şen şakrak bir ş…derisively alaycı bir şekilde, küçüm…fecund verimli, doğurgan, üretkenimperiously buyurgan bir şekilde, tep…insatiably doymak bilmez bir şekilde…incarnate vücut bulmuş, somutlaşmış…Tümü: Edebiyat →