Ana Sayfa › Kelime Listesi › debatable
adjective · sıfat
Debatable ne demek?
tartışmalı, kuşkulu, şüpheli
Telaffuz /dɪˈbeɪtəbəl/ · okunuşu: dibéytıbıl
Sözlük tanımını göster
Debatable ne demek? Debatable kelimesinin Türkçe anlamı: tartışmalı, kuşkulu, şüpheli (sıfat).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
debatable ne demek? YDS, YÖKDİL ve YKS-İngilizce için bu akademik kelimenin Türkçe karşılığı, örnekleri ve ipuçları burada.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBu planın işe yarayıp yaramayacağı oldukça tartışmalı.
SağdakiKatılıyorum, kimse henüz gerçekten bilmiyor.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
Whether the new policy will reduce crime is highly debatable.
Yeni politikanın suçu azaltıp azaltmayacağı son derece tartışmalıdır.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
highly debatableit is debatable whether
Konu / Bağlam
Akademiklogic
Debatable ile Bir Örnek Cümle Daha
Whether technology truly improves our quality of life remains debatable.
Teknolojinin yaşam kalitemizi gerçekten artırıp artırmadığı tartışmalı olmayı sürdürüyor.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Debatable Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de sıkça 'It is debatable whether/that...' kalıbıyla bir görüşün kesin olmadığını belirtir; 'questionable' ile eş anlamlıdır fakat ondan daha tarafsız bir 'tartışılır' tonu taşır.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Akademik Konusundan Diğer Kelimeler
proposal teklif, öneri, tasarıdefinition tanım, tarif, netlikparticipate in katılmak, iştirak etmekconsist of -den oluşmak, meydana gel…section bölüm, kısım, kesit, şubesubstantial önemli, büyük miktarda, e…apparently görünüşe göre, belli ki,…evident açık, belli, aşikarlack eksiklik, yokluk, (fiil:…overall genel, kapsamlı, tümschedule program, çizelge, zamanla…submit sunmak, teslim etmek; boy…Tümü: Akademik →