Ana Sayfa › Kelime Listesi › deprecate
verb · fiil
Deprecate ne demek?
onaylamamak, karşı çıkmak, küçümsemek
Telaffuz /ˈdɛprɪkeɪt/ · okunuşu: déprikeyt
Sözlük tanımını göster
Deprecate ne demek? Deprecate kelimesinin Türkçe anlamı: onaylamamak, karşı çıkmak, küçümsemek (fiil).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
deprecate, YDS, YÖKDİL ve ALES sınavlarında sık karşına çıkan akademik İngilizce kelimelerden biridir.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiLütfen küçük zaferimi küçümseme anne.
SağdakiAsla! Seninle gurur duyuyorum.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
He has a tendency to deprecate his own achievements.
Kendi başarılarını küçümseme eğilimi var.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
self-deprecatingstrongly deprecate
Konu / Bağlam
formalSosyal
Deprecate ile Bir Örnek Cümle Daha
The author's self-deprecating humour made the lecture far more enjoyable.
Yazarın kendini küçümseyen mizahı dersi çok daha keyifli kıldı.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Deprecate Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de en sık 'self-deprecating' (kendini küçümseyen) sıfat kalıbıyla çıkar. 'depreciate' (değer kaybetmek/değerini düşürmek) ile yazılış ve sesteş benzerliği klasik bir karıştırma tuzağıdır.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Sosyal Konusundan Diğer Kelimeler
jovially neşeyle, şen şakrak bir ş…suavely nazikçe, tatlı dille, kib…urbanely kibarca, nazikçe, görgülü…grateful for -den minnettar olmakparticipate in katılmak, iştirak etmekexcuse mazur görmek, affetmek, i…invitation davet, çağrıapologize for özür dilemek, af dilemekoccasion fırsat, durum, vesile, öz…struggle mücadele, çaba, kavga · m…exclude hariç tutmak, dışlamak, d…engagement nişanlılık, katılım, çatı…Tümü: Sosyal →