Ana Sayfa › Kelime Listesi › establish
verb · fiil
Establish ne demek?
kurmak, tesis etmek, kanıtlamak
Telaffuz /ɪˈstæblɪʃ/ · okunuşu: istébliş
Sözlük tanımını göster
Establish ne demek? Establish kelimesinin Türkçe anlamı: kurmak, tesis etmek, kanıtlamak (fiil).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
İngilizce establish kelimesi, YDS ve YÖKDİL hazırlığında öğrenmen gereken akademik kelimeler arasında yer alır.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiHadi kendi fırınımızı tam burada kuralım!
SağdakiHarika, logoyu bu gece tasarlarım.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
The study aims to establish a link between diet and cancer.
Çalışma, beslenme ile kanser arasında bir bağlantı kurmayı (kanıtlamayı) amaçlıyor.
Eş Anlamlılar
set upfoundprove
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
establish a connectionestablish a company
Konu / Bağlam
İş Dünyasıresearch
Establish ile Bir Örnek Cümle Daha
Researchers have yet to establish whether the drug has long-term side effects.
Araştırmacılar, ilacın uzun vadeli yan etkileri olup olmadığını henüz kesin olarak ortaya koyamadı.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Establish Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de iki anlamı da çıkar: 'kurmak' (establish a company) ve 'kanıtlamak/saptamak' (establish a link/connection between). Akademik metinlerde 'establish that...' (ortaya koymak) kalıbı sıktır.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
İş Dünyası Konusundan Diğer Kelimeler
fiercely şiddetle, kıyasıya, vahşi…know-how teknik bilgi, uzmanlık, b…dispose of başından savmak, elden çı…handicap engel, dezavantaj, özürunfavorable olumsuz, elverişsiz, tersvendor satıcı, tedarikçi, sağlay…counterpart mevkidaş, muadil, karşılıkimperative zorunlu, mecburi, hayati…scrutiny dikkatli inceleme, teftiş…proactive proaktif, önleyici tedbir…reassure içini rahatlatmak, güven…deliberation müzakere, etraflıca düşün…Tümü: İş Dünyası →