Ana Sayfa › Kelime Listesi › factually
adverb · zarf
Factually ne demek?
gerçeklere dayalı olarak, fiilen
Telaffuz /ˈfæktʃuəli/ · okunuşu: fékçuıli
Sözlük tanımını göster
Factually ne demek? Factually kelimesinin Türkçe anlamı: gerçeklere dayalı olarak, fiilen (zarf).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
İngilizce factually kelimesi, YDS ve YÖKDİL hazırlığında öğrenmen gereken akademik kelimeler arasında yer alır.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBu haber gerçeklere dayalı olarak hiç doğru değil.
SağdakiHemen her kaynağı tekrar kontrol edeceğim.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
The article was criticized for being factually incorrect.
Makale, olgusal olarak (gerçekler açısından) yanlış olduğu için eleştirildi.
Eş Anlamlılar
truthfullyaccuratelyobjectively
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
factually correctfactually accurate
Konu / Bağlam
Akademikjournalism
Factually ile Bir Örnek Cümle Daha
Although his argument was persuasive, it was not factually accurate.
Argümanı ikna edici olsa da, gerçeklere dayalı olarak doğru değildi.
Factually Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de 'factually correct/accurate/incorrect' (gerçeklere dayalı olarak doğru/yanlış) kalıbıyla, bir ifadenin doğruluğunu nitelerken çıkar. Görüş bildiren ifadelerin aksine olguların doğruluğunu vurgular.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Akademik Konusundan Diğer Kelimeler
primarily öncelikle, esasen, başlıcaproposal teklif, öneri, tasarıdefinition tanım, tarif, netlikparticipate in katılmak, iştirak etmekconsist of -den oluşmak, meydana gel…section bölüm, kısım, kesit, şubesubstantial önemli, büyük miktarda, e…apparently görünüşe göre, belli ki,…evident açık, belli, aşikarlack eksiklik, yokluk, (fiil:…overall genel, kapsamlı, tümschedule program, çizelge, zamanla…Tümü: Akademik →