Ana Sayfa › Kelime Listesi › judiciously
adverb · zarf
Judiciously ne demek?
akıllıca, sağduyulu bir şekilde
Telaffuz /dʒuːˈdɪʃəsli/ · okunuşu: cuudíşısli
Sözlük tanımını göster
Judiciously ne demek? Judiciously kelimesinin Türkçe anlamı: akıllıca, sağduyulu bir şekilde (zarf).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
judiciously, YDS, YÖKDİL ve ALES sınavlarında sık karşına çıkan akademik İngilizce kelimelerden biridir.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBu yıl birikimlerimizi akıllıca harcamalıyız.
SağdakiKatılıyorum, artık dikkatsizce alışveriş yok.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
Funds must be allocated judiciously to maximize the project's impact.
Projenin etkisini en üst düzeye çıkarmak için fonlar akıllıca tahsis edilmelidir.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
act judiciouslyspend judiciously
Konu / Bağlam
İş Dünyasıadministration
Judiciously ile Bir Örnek Cümle Daha
Antibiotics should be prescribed judiciously to prevent resistance.
Direnç oluşmasını önlemek için antibiyotikler tedbirle reçete edilmelidir.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Judiciously Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de genellikle kaynak/para bağlamında 'spend/allocate/use judiciously' (ölçülü ve akıllıca harcamak/kullanmak) kalıbında çıkar. 'judicially' (yargı yoluyla) ile karıştırma; bu sağduyu zarfıdır.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
İş Dünyası Konusundan Diğer Kelimeler
endeavor çaba, gayret, girişim · ç…merger birleşme (şirket vb.), ka…monopoly tekel, inhisarstake bahis, menfaat; kazık · r…viable uygulanabilir, yaşayabili…dealing ilişki, alışveriş, muamel…fiercely şiddetle, kıyasıya, vahşi…know-how teknik bilgi, uzmanlık, b…dispose of başından savmak, elden çı…handicap engel, dezavantaj, özürunfavorable olumsuz, elverişsiz, tersvendor satıcı, tedarikçi, sağlay…Tümü: İş Dünyası →