Ana Sayfa › Kelime Listesi › underlying
adjective · sıfat
Underlying ne demek?
altında yatan, temel, asıl
Telaffuz /ˌʌndərˈlaɪɪŋ/ · okunuşu: andırláying
Sözlük tanımını göster
Underlying ne demek? Underlying kelimesinin Türkçe anlamı: altında yatan, temel, asıl (sıfat).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
underlying kelimesinin Türkçe anlamını, karikatürünü ve örnek cümlesini YDS · YÖKDİL sınavlarına hazırlananlar için bir araya getirdik.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBaş ağrınızın altında yatan bir sebep var.
SağdakiYani asıl sorun daha derinde mi gizli?
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
Doctors need to treat the underlying cause of the symptoms, not just the pain.
Doktorların sadece ağrıyı değil, semptomların altında yatan nedeni tedavi etmeleri gerekir.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
underlying causeunderlying principleunderlying disease
Underlying ile Bir Örnek Cümle Daha
The therapist tried to identify the underlying causes of his anxiety.
Terapist, kaygısının altında yatan asıl nedenleri belirlemeye çalıştı.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
superficialsurface
Underlying Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de 'underlying cause/reason/principle' (asıl/temel sebep) kalıbıyla çok sık çıkar; görünenin altındaki gizli/temel şeyi anlatır. 'underlie' fiilinden türeyen bir sıfattır.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Tıp Konusundan Diğer Kelimeler
kidney böbrekdiagnose teşhis etmek, tanı koymakadhere to (kurala/ilkeye) bağlı kal…ankle ayak bileğicomplementary tamamlayıcı, bütünleyiciliable to yatkın olmak, olası olmakbreakthrough çığır, önemli buluş, büyü…fracture çatlak, kırık · kırmak, ç…regain yeniden kazanmak, geri al…worsen kötüleşmek, kötüleştirmekbleed kanamak, (para vb.) sızdı…undress soyunmak, giysilerini çık…Tümü: Tıp →