Ana Sayfa › Kelime Listesi › undesirable
adjective · sıfat
Undesirable ne demek?
istenmeyen, arzu edilmeyen, sakıncalı
Telaffuz /ˌʌndɪˈzaɪərəbl/ · okunuşu: andizáyrıbıl
Sözlük tanımını göster
Undesirable ne demek? Undesirable kelimesinin Türkçe anlamı: istenmeyen, arzu edilmeyen, sakıncalı (sıfat).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
undesirable, YDS, YÖKDİL ve ALES sınavlarında sık karşına çıkan akademik İngilizce kelimelerden biridir.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBu hap bazı istenmeyen yan etkilere neden olabilir.
SağdakiMesela ne gibi? Hiç sorun istemiyorum.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
The drug may have some undesirable side effects, such as nausea and dizziness.
İlacın mide bulantısı ve baş dönmesi gibi bazı istenmeyen yan etkileri olabilir.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
undesirable effectsundesirable consequencessocially undesirable
Undesirable ile Bir Örnek Cümle Daha
Cutting the budget too sharply could have undesirable long-term effects.
Bütçeyi fazla sert kesmek, istenmeyen uzun vadeli etkilere yol açabilir.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
desirablewelcomewanted
Undesirable Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de 'undesirable effects/side effects/consequences' (istenmeyen sonuçlar) kalıbıyla, özellikle tıp ve sosyoloji metinlerinde çıkar. 'desire' (arzu) kökünden gelir.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Tıp Konusundan Diğer Kelimeler
abortion kürtaj, gebeliğin sonland…dressing 1. sos (salata) 2. pansum…drug addict madde bağımlısı, uyuşturu…dumb dilsiz, konuşamayan; (arg…knit örmek, (kaş) çatmak, (kem…limp topallamak; gevşek, halsizlump yumru, şişkinlik; topak;…mute sesini kısmak, sessize al…stubbornly inatla, inatçı bir şekildevaccinate against ...e karşı aşılamakunsteady istikrarsız, titrek, deng…seizure nöbet (havale), el koyma,…Tümü: Tıp →