Ana Sayfa › Kelime Listesi › accost
verb · fiil
Accost ne demek?
yanına sokulmak, yolunu kesmek, (sözle/kabaca) sataşmak
Telaffuz /əˈkɔːst/ · okunuşu: ıkóst
Sözlük tanımını göster
Accost ne demek? Accost kelimesinin Türkçe anlamı: yanına sokulmak, yolunu kesmek, (sözle/kabaca) sataşmak (fiil).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
YDS ve YÖKDİL sınavlarında geçen akademik kelimelerden biri de accost; anlamı ve kullanımı aşağıda.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBugün bir yabancı bana yaklaşıp laf attı!
SağdakiBu kulağa çok korkutucu geliyor!
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
Celebrities are frequently accosted by paparazzi seeking a photo.
Ünlüler, fotoğraf peşindeki paparazziler tarafından sık sık taciz edilir (yolları kesilir).
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
accost by strangersaccost for money
Konu / Bağlam
journalismHukuk
Accost ile Bir Örnek Cümle Daha
A stranger accosted her outside the station, demanding directions.
İstasyonun önünde bir yabancı yolunu kesip ondan ısrarla yol tarifi istedi.
Accost Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
Bir kişiye davetsiz/agresif biçimde yaklaşıp söze başlamayı anlatır; olumsuz tonludur. Yazılış olarak 'accustom' ve 'cost' ile karıştırılabilir, ileri düzey YDS kelimesidir.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Hukuk Konusundan Diğer Kelimeler
bribe rüşvetdeliberation müzakere, etraflıca düşün…hereditary kalıtsal, ırsiinvoke (yasa vb.) yürürlüğe koym…detention gözaltı, tutuklama; alıko…unfit uygun olmayan, formsuz, e…dismissal kovulma, işten çıkarma; (…incite kışkırtmak, teşvik etmek,…operative işleyen, yürürlükte, faalpractitioner uygulayıcı, pratisyen (do…precedent emsal, örnek (karar)prescribe reçete yazmak, (kural) ko…Tümü: Hukuk →