Ana Sayfa › Kelime Listesi › accuse
verb · fiil
Accuse ne demek?
suçlamak, itham etmek
Telaffuz /əˈkjuːz/ · okunuşu: ıkyúz
Sözlük tanımını göster
Accuse ne demek? Accuse kelimesinin Türkçe anlamı: suçlamak, itham etmek (fiil).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
İngilizce accuse kelimesi, YDS ve YÖKDİL hazırlığında öğrenmen gereken akademik kelimeler arasında yer alır.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiSeni tamamen sahtekarlıkla suçluyorum!
SağdakiBunu söylemeye nasıl cüret edersin!
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
The report accuses the industry of ignoring environmental regulations.
Rapor, endüstriyi çevre düzenlemelerini görmezden gelmekle suçluyor.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
accuse of theftfalsely accusestand accused
Konu / Bağlam
Hukukgeneral
Accuse ile Bir Örnek Cümle Daha
The opposition accused the minister of concealing the true figures.
Muhalefet, bakanı gerçek rakamları gizlemekle suçladı.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Accuse Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
Sabit kalıbı 'accuse someone of (doing) something'tur (of + isim/-ing). 'charge somebody with' yapısıyla karıştırma; YDS edat sorularında bu of/with farkı sık test edilir.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Hukuk Konusundan Diğer Kelimeler
ground zemin, dayanak, gerekçelift kaldırmak, yükseltmek; (y…admit itiraf etmek, kabul etmek…determine to karar vermek, azmetmek; b…guilty suçlu, pişmanpronounce telaffuz etmek; ilan etme…restriction on üzerinde kısıtlama, sınır…settle yerleşmek, halletmek, kar…reverse tersine çevirmek, geri al…exclude hariç tutmak, dışlamak, d…sanctions yaptırım, müeyyide, onaywithdraw para çekmek, geri çekmek,…Tümü: Hukuk →