Ana Sayfa › Kelime Listesi › adroit
adjective · sıfat
Adroit ne demek?
becerikli, maharetli, usta (özellikle zekice/çabuk)
Telaffuz /əˈdrɔɪt/ · okunuşu: edróyt
Sözlük tanımını göster
Adroit ne demek? Adroit kelimesinin Türkçe anlamı: becerikli, maharetli, usta (özellikle zekice/çabuk) (sıfat).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
YDS ve YÖKDİL sınavlarında geçen akademik kelimelerden biri de adroit; anlamı ve kullanımı aşağıda.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBu kartları ne kadar maharetle kullandığımı izle.
SağdakiBunu nasıl yapıyorsun?
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
The minister was adroit at avoiding awkward questions from the press.
Bakan, basından gelen zor sorulardan kaçınma konusunda becerikliydi.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
adroit politicianadroit negotiation
Konu / Bağlam
Adroit ile Bir Örnek Cümle Daha
She proved remarkably adroit at handling difficult clients during negotiations.
Müzakereler sırasında zor müşterilerle başa çıkmakta dikkat çekici biçimde mahir olduğunu kanıtladı.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
clumsyinept
Adroit Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
Özellikle zekice ve çabuk beceriyi anlatır; sabit edatı "at"tir: "adroit at avoiding questions". YDS'de skillful/adept ile eş anlamlı, zıttı clumsy/inept (sakar/beceriksiz) sorulur.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Siyaset Konusundan Diğer Kelimeler
opponent rakip, muhaliffight for ...için savaşmak, mücadel…progressive ilerici, yenilikçi; aşama…stability istikrar, denge, kararlıl…fuel yakıt, benzin; körüklemek…interior ülkenin iç kesimleri · iç…session oturum, toplantı, seans,…conservative muhafazakar, tutucu, (tah…dominate hakim olmak, egemen olmak…intervention müdahale, karışmacommit to kendini adamak, taahhüt e…division bölme, kısım, anlaşmazlık…Tümü: Siyaset →