Ana Sayfa › Kelime Listesi › Siyaset
Siyaset İngilizce Kelimeler
Siyaset alanında YDS, YÖKDİL ve ALES sınavlarında karşına çıkan 335 akademik İngilizce kelime. Özellikle alan bazlı YÖKDİL hazırlığında işine yarar. Her kelimenin Türkçe anlamı, örnek cümlesi ve ezberleme tekniği ayrı sayfasında.
335 kelime · Siyaset
abdicate (tahttan/yetkiden) çekilmek, fe…abdication tahttan çekilme, feragat, istifaabstain from -den kaçınmak, uzak durmak; (oy…accountable sorumlu, hesap verebiliracquiesce (isteksizce/sessizce) kabul etm…acutely ileri derecede, keskin bir şeki…adjourn (toplantıya/oturuma) ara vermek…adroit becerikli, maharetli, usta (öze…advisor danışman, müşaviragenda gündem, ajanda, yapılacaklar li…aggression saldırganlık, düşmanlık, tecavü…agitate kışkırtmak, tahrik etmek; çalka…agitator kışkırtıcı, tahrikçi, eylemciagreement anlaşma, uzlaşma, mutabakat, sö…alien to ...-e yabancı, ...-e aykırıalienate yabancılaştırmak, uzaklaştırmak…align hizalamak, uyumlu hale getirmek…alignment hizalama, ayar, uyum, (siyasi)…allegation iddia, suçlama (henüz kanıtlanm…allude to ima etmek, üstü kapalı söz etme…ambassador büyükelçi, elçi, temsilciamendment yasa değişikliği, düzenleme, dü…amnesty genel af, afanimosity düşmanlık, kin, husumet, garezannex ilhak etmek, (topraklarına) kat…annexation ilhak, topraklarına katma, ekle…annul feshetmek, iptal etmek, geçersi…antagonistically düşmanca, hasmane bir şekilde,…antagonize düşman etmek, karşıtlık yaratma…anthem marş, ulusal marşanxiety over ... üzerine duyulan kaygı, ...…apathetic ilgisiz, kayıtsız, duygusuzappease yatıştırmak, sakinleştirmek, (t…ardently coşkuyla, ateşli bir şekilde, ş…armament silahlanma, askeri teçhizatarrogate haksız yere iddia etmek, (yetki…artful kurnaz, becerikli, hünerliascent yükseliş, tırmanışastutely zekice, ferasetle, kurnazcaattack on saldırı, eleştiriausterity kemer sıkma, tutumluluk, sertli…autonomous özerk, otonom, kendi kendini yö…autonomy özerklik, otonomi, bağımsızlıkaxis eksen, mihverback desteklemek, arka çıkmakballot oy pusulası, oylamabattle savaşmak, mücadele etmekbellicose kavgacı, savaş yanlısıbenevolent hayırsever, iyi niyetli, sevecenbigot yobaz, bağnazbigoted yobaz, bağnaz, dar görüşlüblunder büyük hata, gaf, pot kırmabolster güçlendirmek, desteklemek, tahk…bombastic gösterişli (söz/yazı), abartılı…border sınır, hudut, kenarbourgeois burjuva, orta sınıf, maddiyatçıboycott boykot etmekbrainwash beyin yıkamakbureaucracy bürokrasi, kırtasiyecilikburnish cilalamak, parlatmak, (imaj) dü…campaign against ...-e karşı kampanya yürütmek/m…candidate adaycapitulate teslim olmak, boyun eğmek (şart…caretaker bakıcı, hademe, geçici görevlicaustically iğneleyici bir şekilde, alaycı…ceasefire ateşkescensure kınama, sert eleştiri · kınamak…centralize merkezileştirmek, tek elde topl…chamber oda, bölme, meclischampion savunmak, desteklemek, öncülük…chancellor şansölye (başbakan), rektörchant slogan atmak, ilahi söylemek, t…citizen vatandaş, yurttaşcitizenship vatandaşlıkcivic kentsel, yurttaşlıkla ilgili, k…civilian sivil (asker olmayan) · sivil,…clamour gürültü, haykırış, toplu ve yük…clamp kenetlemek, sıkıştırmakclash over üzerine çatışmak, anlaşmazlığa…cling yapışmak, sıkıca tutunmak, bağl…coalesce birleşmek, kaynaşmak, tek vücut…coalition koalisyon, güç birliğicoercion baskı, zorlama, cebrcoercive zorlayıcı, baskıcıcommit to kendini adamak, taahhüt etmekconcede kabul etmek (yenilgiyi/gerçeği)…concerted kararlaştırılmış, ortaklaşa, yo…concession taviz, ödün, imtiyazcondemn kınamak, ayıplamak, (cezaya) ma…confederate müttefik, suç ortağıconfiscation el koyma, müsadereconfrontation yüzleşme, çatışma, karşı karşıy…consensus fikir birliği, uzlaşı, mutabakatconservative muhafazakar, tutucu, (tahmin iç…conspiracy komplo, gizli anlaşmaconstitution anayasa, bünye, oluşumcontentiously tartışmalı bir şekilde, kavgacı…control over üzerinde denetim, hakimiyetcontroversy over ... üzerine anlaşmazlık/tartışmaconvene toplamak (kurul vb.), toplanmak…corrupt yozlaşmış, ahlaksız, rüşvetçi (…corruption yolsuzluk, yozlaşma, çürümecounterpart mevkidaş, muadil, karşılıkcoup darbe, askeri darbe, büyük başa…crush ezmek, parçalamak, (isyanı) bas…curb kontrol altına almak, dizginlem…decentralize yerinden yönetim uygulamak, (ye…defect taraf değiştirmek, iltica etmek…defiant meydan okuyan, karşı gelen, isy…denounce as olarak ihbar etmek, kınamak, su…deport sınır dışı etmekdeputy vekil, yardımcı, milletvekilideterioration bozulma, kötüleşme, gerilemedictate dikte etmek, emretmek, (koşulla…disagreement over ...konusunda anlaşmazlık, uyuşm…discredit gözden düşürmek, itibarını zede…dismantle sökmek, parçalarına ayırmak, (s…dispute over ... üzerine tartışmak, anlaşmaz…dissident muhalif, karşıt görüşlüdivert from saptırmak, (dikkati) başka yöne…division bölme, kısım, anlaşmazlık/ayrıl…dominance over ... üzerindeki hakimiyet, üstün…dominate hakim olmak, egemen olmak, hükm…dominion hakimiyet, egemenlik, hükümranl…dove 1. güvercin/kumru 2. barış yanl…drastic köklü, sert, şiddetli (değişim/…elect seçmek (oy vererek)electorate seçmen kitlesiend sonlandırmak, bitirmek, sona er…entrench sağlamlaştırmak, yerleştirmek,…erode aşınmak, aşındırmak, erozyona u…exile sürgün, sürgün edilen kişi · sü…expediently uygun bir şekilde, işe yarar bi…expel kovmak, (okuldan/ülkeden) atmak…expropriate kamulaştırmak, istimlak etmek,…far-sighted ileri görüşlü, (göz için) hiper…favor desteklemek, kayırmak, taraf ol…feckless beceriksiz, sorumsuz, işe yaram…ferment mayalanmak; kargaşa, huzursuzlu…fervent ateşli, coşkulu, hararetlifight for ...için savaşmak, mücadele etmekflag bayrak; (ilgi/güç) azalmak, zay…fluid sıvı, akışkan; değişkenfoment kışkırtmak, fitnelemek, teşvik…forceful güçlü, etkili, ikna ediciformer önceki, eski (makam/sıfat)franchise bayilik, isim hakkı, oy hakkı (…fuel yakıt, benzin; körüklemek, teti…fundamentalist köktendinci, köktencigroom tımar etmek, (bir göreve) hazır…guardedly temkinli bir şekilde, ihtiyatlahalf-baked iyi düşünülmemiş, ham, yarı piş…hardliner muhafazakar, katı tutumlu kimsehawk şahin, savaş yanlısı siyasetçiheat up ısıtmak, kızışmak (tartışma), a…honeymoon balayıhypocrisy ikiyüzlülük, riyakarlıkignite ateşlemek, tutuşturmak, (tartış…illegitimacy gayrimeşruluk, yasaya aykırılıkimmune bağışık, etkilenmez, muafimpeach suçlamak (devlet adamını), itha…impeachment suçlama, itham (devlet görevlis…impose on dayatmak, koymak (vergi/yasa);…impotence güçsüzlük, iktidarsızlık, acizl…inaugurate açılışını yapmak, (göreve) başl…inauguration açılış töreni, yemin töreni (ba…indifferent to kayıtsız, ilgisiz, umursamazindivisible bölünemez, ayrılmazindoctrinate fikir aşılamak, empoze etmek, (…initiative girişim, inisiyatif, öncelikinstigate kışkırtmak, körüklemek, (olay)…insurgent isyancı, başkaldıran, asiintegration bütünleşme, entegrasyon, uyuminterfere müdahale etmek, karışmak, araya…interference müdahale, karışma, parazit · en…interior iç, dahili, iç kısım · ülkenin…intervene müdahale etmek, araya girmekintervention müdahale, karışmaintrigue entrika, dolap, gizli iş · ilgi…invoke (yasa vb.) yürürlüğe koymak, ba…irresolute kararsız, tereddütlüjudicial adli, yargısalkeenly keskin bir şekilde, hevesle, de…landscape manzara, peyzaj, genel görünüm…landslide toprak kayması, heyelan; (seçim…legalize yasallaştırmak, meşrulaştırmaklegislation mevzuat, yasalar, yasa yapma ·…legitimacy meşruluk, yasallıklegitimize meşrulaştırmak, yasal/haklı gös…levy vergi koymak, (parayı/vergiyi)…liberate özgür bırakmak, kurtarmakloom (tehlike vb.) belirmek, kapıda…loyal to ...'ya sadık, bağlıloyally sadakatle, bağlılıklamagnanimous yüce gönüllü, bağışlayıcı, alic…majority çoğunlukmaneuver manevra, taktik hareket; manevr…manipulate manipüle etmek, (hileyle) yönle…mastery over hakimiyet, üstünlük, tam kontrolmayor belediye başkanımediator arabulucu, uzlaştırıcımenace tehdit, tehlike, baş belasımobilize harekete geçirmek, seferber etm…momentous çok önemli, hayati, bir devri b…multilateral çok taraflı (anlaşma, görüşme)municipality belediye, yerel yönetimmutinous asi, isyankarmuzzle sansürlemek, susturmak; ağızlık…nationalize kamulaştırmak, devletleştirmeknegotiate with ... ile müzakere etmek, görüşmeknegotiation müzakere, görüşmenepotism akraba kayırma, torpilneutrality tarafsızlıknominate as ... olarak aday göstermek, atam…nomination aday gösterme, adaylıknominee adayobfuscate kafa karıştırmak, (gerçeği) giz…opponent rakip, muhalifoppose karşı çıkmak, muhalefet etmekopposition muhalefet, karşı koymaoppression baskı, zulümoppressive baskıcı, zalim; (hava için) bun…oppressively baskıcı bir şekilde; bunaltıcı…oust görevden uzaklaştırmak, atmak,…outcry büyük tepki, feryat, toplu itir…outgoing dışa dönük, cana yakın; görevi…outrage büyük öfke, hiddet; rezalet, ha…outspoken açık sözlü, dobra, sözünü sakın…pacify yatıştırmak, sakinleştirmek, ba…pact anlaşma, pakt, sözleşmepatriot vatansever, yurtseverpatronage himaye, koruma, destek; kayırma…peddle seyyar satıcılık yapmak, (fikir…persuasion ikna, inançpetition dilekçe, talepplay host to ev sahipliği yapmak, ağırlamakpledge söz vermek, taahhüt etmek, vaatplot against komplo kurmak, gizli plan yapmakpoll anket, kamuoyu yoklaması, oy ve…posture duruş, tavır, postürpredecessor selef, (görevde) kendinden önce…privatization özelleştirmeproclamation ilan, bildiri, beyannameprogressive ilerici, yenilikçi; aşamalı, ar…proliferation yayılma, çoğalma (hızlıca)promulgation yürürlüğe koyma, ilan etme (yas…provincial taşralı, dar görüşlü, yerelprovisional geçici, nihai olmayanpuppet kuklapurge temizlemek, arındırmak, tasfiye…quagmire bataklık; (mecazen) içinden çık…quell bastırmak, yatıştırmak, dindirm…rabid kuduz; (mecazen) fanatik, aşırıracial ırksal, ırka dayalırally miting, toplanma; toparlanma (p…rampant yaygın, alıp yürümüş, şahlanmış…ratify onaylamak, tasdik etmek (resmi…reaffirm tekrar doğrulamak, teyit etmekrebellion against ...e karşı isyan, başkaldırırecognise as ...olarak tanımak, kabul etmek…refugee mülteci, sığınmacıregain yeniden kazanmak, geri almak (k…regressive gerileyen, gerici; azalan oranl…reliance on -e güvenme, bel bağlama, bağıml…relinquish feragat etmek, vazgeçmek, bırak…repeal (yasa) yürürlükten kaldırmak, i…repress baskılamak, (duygu) içine atmak…repudiate reddetmek, inkar etmek, tanımam…resign istifa etmek, (görevden) ayrılm…resist karşı koymak, direnmek, dayanmakresume yeniden başlamak, (kaldığı yerd…retaliate misilleme yapmak, intikam almak…retaliation misilleme, intikamretire from emekli olmak, (görevden) çekilm…reversal tersine çevirme, (kararın) bozu…revolt isyan, ayaklanma · tiksindirmek…revolt against isyan etmek, ayaklanmakrogue kontrolsüz, başıbozuk, tehlikel…row over ... üzerine tartışma/kavgaroyalty kraliyet ailesi, telif hakkı/üc…ruler hükümdar, yönetici, cetvelsatire hiciv, taşlamascheme tasarı, plan, entrika, şemasecession ayrılma (birlikten/devletten),…session oturum, toplantı, seans, dönemshrewdly kurnazca, zekice, ferasetleshuttle mekik, servis aracı; mekik doku…smear lekelemek, (iftira) atmak, bula…solicit talep etmek, ısrarla istemek (y…sovereignty egemenlik, hakimiyetsphere küre; alan, saha, etki alanı (m…splinter kıymık; parçalanmak, gruplara a…stability istikrar, denge, kararlılıkstage aşama, evre, safha; sahne · sah…stance duruş, tutum, yaklaşım (bir kon…statesman devlet adamıstaunch sadık, sarsılmaz, kararlı (dest…steer yönlendirmek, idare etmek, dire…stymie engellemek, taş koymak, sekteye…subsidize mali destek sağlamak, sübvanse…subversion yıkıcılık, düzeni bozma, devirmesuccessor halef, yerine geçensuppress bastırmak, durdurmak, gizlemeksupremacy üstünlük, egemenlik, hakimiyettumultuous çalkantılı, gürültülü, fırtınal…unanimous oybirliğiyle alınmış, hemfikiruncommitted bağlanmamış, tarafsız, kararsızundermine zayıflatmak, baltalamak, altını…understate olduğundan az göstermek, hafife…unequivocal net, açık, tartışmasız, kesinunification birleşme, birleştirme, bütünleş…unify birleştirmek, bütünleştirmekunmerciful acımasız, merhametsizuntarnished lekelenmemiş, temiz, şaibesizuntenable savunulamaz, sürdürülemez (tez/…unwavering sarsılmaz, tereddütsüz, kararlıuproar kargaşa, gürültü patırtı, infialvacillate bocalamak, kararsız kalmak, sal…vacillation kararsızlık, bocalama, tereddütvacuum boşluk, vakum, havasız ortamvehemently şiddetle, hiddetle, hararetlevice kötü alışkanlık, kusur, ahlaksı…vigorously gayretle, enerjik bir şekilde,…vote for oy vermek, seçmekweakness zayıflık, güçsüzlük, kusurwhip kırbaç, (siyasette) parti yönet…wield kullanmak (güç/silah), elinde t…wing kanat, (bina) ek bölüm, (siyasi…withdraw from çekilmek (bir yerden/anlaşmadan…woo kur yapmak, ikna etmeye çalışma…wrangle over üzerine tartışmak, çekişmekxenophobia yabancı düşmanlığıyoke boyunduruk, (mecazen) baskı/esa…zeal şevk, gayret, heveszealous gayretli, ateşli, fanatik
Diğer Konular
5200 kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.