Ana Sayfa › Kelime Listesi › provincial
adjective · sıfat
Provincial ne demek?
taşralı, dar görüşlü, yerel
Telaffuz /prəˈvɪnʃəl/ · okunuşu: prıvínşıl
Sözlük tanımını göster
Provincial ne demek? Provincial kelimesinin Türkçe anlamı: taşralı, dar görüşlü, yerel (sıfat).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
provincial ne demek? YDS, YÖKDİL ve YKS-İngilizce için bu akademik kelimenin Türkçe karşılığı, örnekleri ve ipuçları burada.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiKüçük köyümde fazla taşralı hissediyordum.
SağdakiYani dünyayı görmek için buraya mı taşındın?
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
The artist wanted to escape the provincial atmosphere of his hometown.
Sanatçı, memleketinin taşralı atmosferinden kaçmak istedi.
Eş Anlamlılar
ruralregionalparochialnarrow-minded
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
provincial governmentprovincial townprovincial attitude
Provincial ile Bir Örnek Cümle Daha
After years in the capital, she found her relatives' provincial views frustrating.
Başkentte geçirdiği yılların ardından, akrabalarının dar görüşlü fikirlerini sinir bozucu buldu.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
cosmopolitanmetropolitanurban
Provincial Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
İki katmanlı anlam: nötr 'taşraya/eyalete ait' (provincial government) ve aşağılayıcı 'dar görüşlü' (provincial attitude). YDS'de olumsuz nüansı 'cosmopolitan' ile karşıtlık kurularak sorulur.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Siyaset Konusundan Diğer Kelimeler
end sonlandırmak, bitirmek, s…agreement anlaşma, uzlaşma, mutabak…former önceki, eski (makam/sıfat)majority çoğunlukopposition muhalefet, karşı koymafavor desteklemek, kayırmak, ta…resist karşı koymak, direnmek, d…stage aşama, evre, safha; sahne…border sınır, hudut, kenarcandidate adayoppose karşı çıkmak, muhalefet e…negotiation müzakere, görüşmeTümü: Siyaset →