Ana Sayfa › Kelime Listesi › subsidize
verb · fiil
Subsidize ne demek?
mali destek sağlamak, sübvanse etmek
Telaffuz /ˈsʌbsɪdaɪz/ · okunuşu: sábsıdayz
Sözlük tanımını göster
Subsidize ne demek? Subsidize kelimesinin Türkçe anlamı: mali destek sağlamak, sübvanse etmek (fiil).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
subsidize, YDS, YÖKDİL ve ALES sınavlarında sık karşına çıkan akademik İngilizce kelimelerden biridir.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiÜcretleri düşük tutmak için her bilete mali destek sağlıyoruz.
SağdakiOtobüsün bu kadar ucuz olmasına şaşmamalı!
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
The government subsidizes public transportation to keep fares low.
Hükümet, bilet ücretlerini düşük tutmak için toplu taşımayı sübvanse etmektedir.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
heavily subsidizedgovernment subsidized
Subsidize ile Bir Örnek Cümle Daha
Many countries subsidize renewable energy to encourage cleaner production.
Birçok ülke daha temiz üretimi teşvik etmek için yenilenebilir enerjiyi sübvanse eder.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
tax
Subsidize Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de ekonomi metinlerinde 'government/state subsidizes' özneleriyle ve 'heavily subsidized' eş diziminde çıkar. İsmi 'subsidy', fiil 'subside' (yatışmak) ile karıştırılmamalıdır.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Siyaset Konusundan Diğer Kelimeler
agreement anlaşma, uzlaşma, mutabak…former önceki, eski (makam/sıfat)majority çoğunlukopposition muhalefet, karşı koymafavor desteklemek, kayırmak, ta…resist karşı koymak, direnmek, d…stage aşama, evre, safha; sahne…border sınır, hudut, kenarcandidate adayoppose karşı çıkmak, muhalefet e…negotiation müzakere, görüşmecitizen vatandaş, yurttaşTümü: Siyaset →