Ana SayfaKelime Listesi › Ekonomi

Ekonomi İngilizce Kelimeler

Ekonomi alanında YDS, YÖKDİL ve ALES sınavlarında karşına çıkan 131 akademik İngilizce kelime. Özellikle alan bazlı YÖKDİL hazırlığında işine yarar. Her kelimenin Türkçe anlamı, örnek cümlesi ve ezberleme tekniği ayrı sayfasında.

131 kelime · Ekonomi
abject sefil, acınası, aşağılık (durum)add to artırmak, (soruna) katkıda bulu…adverse olumsuz, ters, elverişsiz, zara…anchor çapa, demir, dayanak noktası, (…appreciation for takdir, minnettarlık, (değer) a…asymmetry asimetri, uyumsuzluk, orantısız…atrophy körelme, dumura uğrama; körelmekausterity kemer sıkma, tutumluluk, sertli…bail out kefaletle serbest bırakmak, (ek…benchmark kriter, mihenk taşı, kıyaslama…benefit yararlanmak, fayda sağlamakbilateral iki taraflı, karşılıklıblooming gelişen, çiçek açan, parlayan (…boom patlama (ekonomi/nüfus), ani ar…ceiling tavan, (fiyat/ücret için) üst s…commodity ticari mal, hammadde, metaconstrained zoraki, kısıtlanmış, baskı altı…decrease in azalmak, düşüş göstermekdeficit açık (bütçe), noksanlık, zarardemand for bir şeye olan talep, istekdepletion tükenme, azalma, boşalmadepress üzmek, bunaltmak; (ekonomiyi/fi…dissipation dağılma, israf, sefahatdistribution dağılım, dağıtım, paylaştırmadivision of ...-nın bölümü, ...-nın paylaşı…drastic köklü, sert, şiddetli (değişim/…drastically ciddi ölçüde, köklü biçimdedrop damla, düşüş, azalma · düşürmek…dwindle giderek azalmak, küçülmek, erim…ebb çekilmek (deniz), azalmak, geri…emerge ortaya çıkmak, belirmek, (sorun…enterprise girişim, işletme, ticari kuruluşequilibrium denge, balansexpenditure harcama, gider, masraffloat yüzmek (su/hava üstünde), süzül…flood sel, su baskını; (piyasayı) dol…flounder bocalama, çabalama (suda veya z…flow akmak; akışfluctuate dalgalanmak, inip çıkmak (fiyat…fluctuation dalgalanma (ekonomik/sayısal)forestall önlemek, erken davranıp engel o…freeze donmak, dondurmak, sabitlemek (…frugal tutumlu, idareli, sadefund fon, sermaye; finanse etmekgap boşluk, fark, uçurum, kopuklukhike 1. doğa yürüyüşü yapmak 2. (fiy…impetus itici güç, ivme, hızimpoverished yoksullaşmış, fakir düşmüş; (to…increase in ...'de artış, ...'de büyümeindex dizin, endeks, göstergeindirect dolaylı, imalıinequality eşitsizlikinflate şişirmek, (fiyat) artırmak, aba…inflated şişirilmiş, abartılı (fiyat/ego…influx akın, giriş (insan/para seli),…infrastructure altyapıinject enjekte etmek, şırınga etmek, (…intervene müdahale etmek, araya girmeklabour emek, iş gücü, çalışma, doğum s…laggard geride kalan, ağırkanlı, uyuşuklavishly cömertçe, savurganlıkla, bol ke…lean ince, zayıf; (et için) yağsızleap sıçramak, atlamak; (büyük) artı…levy vergi koymak, (parayı/vergiyi)…live on ile geçinmek, (bir şeyle) besle…livelihood geçim kaynağı, rızıkloom (tehlike vb.) belirmek, kapıda…lower düşürmek, indirmek, azaltmaklucrative kârlı, kazançlı, getirisi yüksekmanpower insan gücü, işgücümeager yetersiz, kıt, cılız, azmonetarily parasal açıdan, mali bakımdanmonopolize tekelleştirmek, inhisarı altına…monopoly tekel, inhisarnationalize kamulaştırmak, devletleştirmekoscillation salınım, titreşim, tereddütoutlook bakış açısı, tutum; görünüm, mu…output çıktı, üretim, verim, hasılaoutrun geçmek, daha hızlı koşmak, geri…overtake sollamak, geride bırakmak; (duy…plunge hızla düşmek, dalmak, (fiyatlar…poverty yoksulluk, sefaletrampant yaygın, alıp yürümüş, şahlanmış…reliance on -e güvenme, bel bağlama, bağıml…resiliently esnek biçimde, çabuk toparlanar…restraint kısıtlama, itidal, ölçülülük, z…revenue gelir, hasılatrevival canlanma, diriliş, yeniden doğuşrevive canlanmak, canlandırmak, hayata…rise in ...de artış, yükselişrobust sağlam, güçlü, dirençlirobustly güçlü bir şekilde, kararlılıklaruinous yıkıcı, mahvedici, çok pahalısave kurtarmak, biriktirmek, korumak…scarce kıt, nadir, yetersizscarcity kıtlık, azlık, nadirlikshare with paylaşmak, bölüşmekshortage of kıtlık, eksiklik, darlıksink batmak, çökmek, alçalmak; lavabospend on (para/zaman) harcamakspike ani yükseliş/sıçrama; sivri uçstability istikrar, denge, kararlılıkstabilize istikrar sağlamak, dengelemek,…stagnant durgun (su/ekonomi), hareketsiz…stagnation durgunluk, duraklama (ekonomik)steep dik, sarp, (fiyat) aşırı yüksekstifle boğmak, bastırmak (duygu/gelişi…stimulant uyarıcı (madde) · canlandırıcı,…stimulate uyarmak, teşvik etmek, harekete…strain zorlamak, germek; gerginlik, ba…strangle boğmak, boğarak öldürmek, (geli…subsidize mali destek sağlamak, sübvanse…subsidy devlet desteği, sübvansiyon, ma…subsistence geçim, boğaz tokluğu, hayatta k…substantially büyük ölçüde, önemli derecede,…sufficiency yeterliliksupply sağlamak, tedarik etmek, sunmaksurge ani artış, dalgalanma, kabarmasustainability sürdürülebilirliktumble yuvarlanmak, düşmek, tepe takla…uneven engebeli, düz olmayan, istikrar…unrestrained dizginlenemeyen, kontrolsüz, se…unsettle tedirgin etmek, huzursuz etmek,…upwardly yukarıya doğru, artan şekildeutility fayda, yarar, kamu hizmeti (ele…wage ücret, maaş (genelde saatlik/ha…wobbly sallanan, titrek, kararsızworkforce iş gücü, çalışanlarworsen kötüleşmek, kötüleştirmekworth değer, kıymet; -e değerworthless değersiz, işe yaramaz

Diğer Konular

5200 kelimeyi kalıcı öğren

Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.