Ana Sayfa › Kelime Listesi › spend on
verb · fiil
Spend on ne demek?
(para/zaman) harcamak
Telaffuz /spɛnd ɑn/ · okunuşu: spend on
Sözlük tanımını göster
Spend on ne demek? Spend on kelimesinin Türkçe anlamı: (para/zaman) harcamak (fiil).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
spend on kelimesinin Türkçe anlamını, karikatürünü ve örnek cümlesini YDS · YÖKDİL sınavlarına hazırlananlar için bir araya getirdik.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiAtıştırmalıklara kiradan daha çok para harcıyoruz!
SağdakiAma atıştırmalıklar hayatı çok daha tatlı yapıyor.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
Governments should spend more on education and healthcare.
Hükümetler eğitim ve sağlık hizmetlerine daha fazla harcama yapmalıdır.
Eş Anlamlılar
expendinvest inpay out
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
spend money onspend time on
Konu / Bağlam
Spend on ile Bir Örnek Cümle Daha
Many families spend a large portion of their income on housing and utilities.
Birçok aile, gelirinin büyük bir kısmını konut ve faturalara harcıyor.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
saveeconomize
Spend on Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
Sabit edat 'on'dur: 'spend money/time ON something'. YDS edat sorularında 'spend ... for' yanlıştır. Zaman için 'spend time (in) doing something' yapısıyla da karıştırmayın.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Ekonomi Konusundan Diğer Kelimeler
austerity kemer sıkma, tutumluluk,…frugal tutumlu, idareli, saderobustly güçlü bir şekilde, kararl…stimulant uyarıcı (madde) · canland…sufficiency yeterlilikunsettle tedirgin etmek, huzursuz…bail out kefaletle serbest bırakma…impetus itici güç, ivme, hızmeager yetersiz, kıt, cılız, azmonopolize tekelleştirmek, inhisarı…subsistence geçim, boğaz tokluğu, hay…strangle boğmak, boğarak öldürmek,…Tümü: Ekonomi →