Ana Sayfa › Kelime Listesi › depress
verb · fiil
Depress ne demek?
üzmek, bunaltmak; (ekonomiyi/fiyatı) düşürmek
Telaffuz /dɪˈprɛs/ · okunuşu: diprés
Sözlük tanımını göster
Depress ne demek? Depress kelimesinin Türkçe anlamı: üzmek, bunaltmak; (ekonomiyi/fiyatı) düşürmek (fiil).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
depress, YDS, YÖKDİL ve ALES sınavlarında sık karşına çıkan akademik İngilizce kelimelerden biridir.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBu üzücü haberler moralimi gerçekten bozuyor.
SağdakiHadi kapatalım ve yürüyüşe çıkalım.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
The bad news seemed to depress the entire team.
Kötü haber tüm takımı üzmüş (moralini bozmuş) gibiydi.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
depress the marketdepress the immune system
Depress ile Bir Örnek Cümle Daha
Rising interest rates tend to depress consumer spending.
Yükselen faiz oranları tüketici harcamalarını düşürme eğilimindedir.
Depress Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de duygusal anlam (üzmek) dışında ekonomi/tıp anlamlarına dikkat: 'depress the market/prices' (düşürmek) ve 'depress the immune system' (baskılamak). Bu somut anlamlar çeldirici sorularda işine yarar.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Psikoloji Konusundan Diğer Kelimeler
conceit kibir, kendini beğenmişlikdissuade caydırmak, vazgeçirmekfalter bocalamak, tereddüt etmek…fickle dönek, kararsız, güvenilm…inducement teşvik, saik, güdü, rüşvetmalice kötü niyet, kasıt, kinperturb huzursuz etmek, endişelen…preoccupation zihni meşgul etme, saplan…rapport uyum, ahenk, yakın ilişkihunger for bir şeye açlık duymak (me…rattle tıngırdamak, ses çıkarmak…affinity yatkınlık, yakınlık, benz…Tümü: Psikoloji →