Ana Sayfa › Kelime Listesi › bilateral
adjective · sıfat
Bilateral ne demek?
iki taraflı, karşılıklı
Telaffuz /baɪˈlætərəl/ · okunuşu: baylétırıl
Sözlük tanımını göster
Bilateral ne demek? Bilateral kelimesinin Türkçe anlamı: iki taraflı, karşılıklı (sıfat).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
YDS ve YÖKDİL sınavlarında geçen akademik kelimelerden biri de bilateral; anlamı ve kullanımı aşağıda.
Karikatürü ayrıca incele ↗
Soldakiİki taraflı görüşmemiz harika bir anlaşmaya ulaştı!
SağdakiDostluk bugün güçleniyor!
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
The two countries signed a bilateral trade agreement to boost their economies.
İki ülke, ekonomilerini canlandırmak için iki taraflı bir ticaret anlaşması imzaladı.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
bilateral agreementbilateral relationsbilateral trade
Bilateral ile Bir Örnek Cümle Daha
The summit aimed to strengthen bilateral ties between the two neighboring states.
Zirve, iki komşu devlet arasındaki iki taraflı bağları güçlendirmeyi amaçlıyordu.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Bilateral Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS/YÖKDİL'de siyaset-ekonomi metinlerinin klasik kelimesidir: 'bilateral agreement/relations/talks'. Karşıtları olan 'unilateral' (tek taraflı) ve 'multilateral' (çok taraflı) ile birlikte test edilir.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Tıp Konusundan Diğer Kelimeler
severity şiddet, ciddiyet, vehamet…stabilize istikrar sağlamak, dengel…strain zorlamak, germek; gerginl…inject enjekte etmek, şırınga et…kidney böbrekdiagnose teşhis etmek, tanı koymakadhere to (kurala/ilkeye) bağlı kal…ankle ayak bileğicomplementary tamamlayıcı, bütünleyiciliable to yatkın olmak, olası olmakbreakthrough çığır, önemli buluş, büyü…fracture çatlak, kırık · kırmak, ç…Tümü: Tıp →