Ana Sayfa › Kelime Listesi › Finans
Finans İngilizce Kelimeler
Finans alanında YDS, YÖKDİL ve ALES sınavlarında karşına çıkan 113 akademik İngilizce kelime. Özellikle alan bazlı YÖKDİL hazırlığında işine yarar. Her kelimenin Türkçe anlamı, örnek cümlesi ve ezberleme tekniği ayrı sayfasında.
113 kelime · Finans
account for oluşturmak (yüzde/miktar), açık…accrue birikmek, (faiz vb.) tahakkuk e…afford (maddi) gücü yetmek, bedelini k…allotment pay, hisse, tahsisat, dağıtımallowance 1. ödenek, harçlık 2. izin veri…amount to tekabül etmek, anlamına gelmek,…appropriate uygun, yerinde, münasip · el ko…asset varlık, mülk, kazanç/artı değerastronomical astronomik, (miktar olarak) çok…averse to karşı, isteksiz, muhalifbank banka ile çalışmak, (bank on) b…bond bağ, ilişki; bono/tahvilbookkeeping defter tutma, ön muhasebeborrow from ...den ödünç almak, borç almakbounce zıplamak, sekmek; (çek) karşılı…broke beş parasız, iflas etmiş (argo/…broker komisyoncu, simsar, aracıburden yük, sorumluluk, külfet · yükle…cash bozdurmak (çek), paraya çevirmekcoin yeni bir sözcük/deyim türetmek;…convertible dönüştürülebilir, üstü açılır a…counterfeit sahte (para/belge), taklitcover 1. kaplamak (v) 2. (haber vb.)…credit 1. kredi, güven (n) 2. atfetmek…deduct çıkarmak, tenzil etmekdeduct from çıkarmak, kesinti yapmak (para/…deficit açık (bütçe), noksanlık, zarardent göçük, çökük; (mecazen) zarar,…dip daldırmak, batırmak; (seviye ol…dissipate 1. dağılmak, yok olmak 2. çarçu…distress elem, keder, sıkıntı, tehlike d…dive dalmak (suya/piyasaya), düşüşe…divert yönünü değiştirmek, saptırmakeconomize on tasarruf etmek, idareli kullanm…embezzle zimmetine para geçirmek, suisti…endow bahşetmek, bağışlamak, (yetki/y…endowment bağış, vakıf, doğal yetenekequity hisse senedi, özsermaye, adalet…exchange değiş tokuş etmek, bozdurmak (p…exemption from muafiyet, bağışıklık (vergi/yük…exorbitant fahiş, aşırı (fiyat/miktar)exorbitantly fahiş derecede, aşırı biçimdeexpense masraf, gider, maliyetextravagantly müsrifçe, savurgan bir şekilde,…exuberance coşku, taşkınlık, neşe, (bitki…fiddle oynamak (bir şeyle), üzerinde d…fraudulently hileyle, sahtekarlıkla, usulsüz…frivolously ciddiyetsizce, havai bir şekild…frugally tutumlu bir şekilde, idareligain elde etmek, kazanmak (kilo/hız/…grant vermek, bahşetmek; hibe, ödenekgratuity bahşiş, ikramiyehandsomely cömertçe, bol bol, yakışıklı bi…imprudent basiretsiz, tedbirsiz, düşünces…incidental tali, önemsiz, tesadüfi, yan (m…incur (borç/zarar) altına girmek, mar…injudiciously mantıksızca, tedbirsizce, düşün…installment taksit, bölüm (dizi/roman)insurance sigorta, güvenceinsure against sigortalamak, sağlama almak, ga…interest faiz, çıkar, menfaatinterest in ilgi, alakainvest yatırım yapmakinvestment yatırıminvestor yatırımcı, iştirakçilend ödünç vermek, borç vermeklimit on bir şeye sınır koymak, kısıtlam…liquid sıvı, akışkanloan borç vermek, ödünç vermek (ABD…merger birleşme (şirket vb.), kaynaşmamint nane; darphane; (sıfat) yepyeni…monetarily parasal açıdan, mali bakımdannet net (kazanç vb.); ağ ile yakala…overdue vadesi geçmiş, gecikmişowe borçlu olmak; minnettar olmakpaltry değersiz, önemsiz, eften püften…parsimoniously cimrice, eli sıkı bir şekilde,…pawnbroker rehinci, ödünç para verenpension emekli maaşı, pansiyonperilous çok tehlikeli, vahimpledge söz vermek, taahhüt etmek, vaatpocket cep; cebe atmak, zimmetine geçi…pool havuz; (kaynakları) birleştirmekpossession mülkiyet, sahiplik, varlıkpound sterlin (para); pound (ağırlık…princely muhteşem, cömert, prense yakışırprodigal müsrif, savurganproportionally oransal olarak, nispetenprudent basiretli, temkinli, sağduyulu,…prudently temkinli bir şekilde, akıllıca,…rally miting, toplanma; toparlanma (p…recoverable geri kazanılabilir, telafi edil…redeem telafi etmek, (günahtan/borçtan…reimburse masrafı ödemek, tazmin etmek, i…repay geri ödemek, karşılığını vermekresidual artık, kalıntı, tortu, geriye k…rolling dalgalı (arazi), peş peşe gelen…settle yerleşmek, halletmek, karara ba…shaky titrek, sarsak, güvenilmez, sal…solvent çözücü (kimya), borcunu ödeyebi…speculate tahminde bulunmak, spekülasyon…speculation tahmin, spekülasyon, varsayımspeculative tahmine dayalı, kurgusal, spekü…speculatively tahmine dayalı olarak, risk ala…spendthrift müsrif, savurgan (kişi)stockbroker borsa simsarı, borsacısubtract çıkarmak (matematik), eksiltmeksum toplam, yekün, tutarsupplementary tamamlayıcı, ek, bütünleyicisurcharge ek ücret, ilave vergiswap takas etmek, değiş tokuş yapmakvolatility değişkenlik, istikrarsızlık, uç…withhold alıkoymak, saklamak, vermemek
Diğer Konular
5200 kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.