Ana Sayfa › Kelime Listesi › afford
verb · fiil
Afford ne demek?
(maddi) gücü yetmek, bedelini karşılamak; sağlamak
Telaffuz /əˈfɔːrd/ · okunuşu: ıfórd
Sözlük tanımını göster
Afford ne demek? Afford kelimesinin Türkçe anlamı: (maddi) gücü yetmek, bedelini karşılamak; sağlamak (fiil).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
afford, YDS, YÖKDİL ve ALES sınavlarında sık karşına çıkan akademik İngilizce kelimelerden biridir.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBu pahalı modeli henüz alacak gücüm yok.
SağdakiFinansman seçeneklerimiz de var!
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
Many young people cannot afford to buy a house in the current market.
Pek çok genç, mevcut piyasada bir ev satın almaya maddi güç yetiremiyor.
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
cannot affordafford to do somethingafford an opportunity
Konu / Bağlam
Afford ile Bir Örnek Cümle Daha
The hilltop villa affords a breathtaking view of the entire bay.
Tepedeki villa, tüm körfezin nefes kesen bir manzarasını sunar.
Afford Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
Genellikle 'can/cannot afford' kalıbıyla ve 'afford to do something' yapısıyla kullanılır (maddi gücün yetmesi). YDS'de daha resmi ikinci anlamı 'sağlamak, sunmak' (afford an opportunity) tuzak olarak çıkabilir.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Finans Konusundan Diğer Kelimeler
possession mülkiyet, sahiplik, varlıkdive dalmak (suya/piyasaya), d…pocket cep; cebe atmak, zimmetin…pound sterlin (para); pound (ağ…supplementary tamamlayıcı, ek, bütünley…bond bağ, ilişki; bono/tahvillimit on bir şeye sınır koymak, kı…pool havuz; (kaynakları) birle…account for oluşturmak (yüzde/miktar)…borrow from ...den ödünç almak, borç…subtract çıkarmak (matematik), eks…proportionally oransal olarak, nispetenTümü: Finans →