Ana Sayfa › Kelime Listesi › proportionally
adverb · zarf
Proportionally ne demek?
oransal olarak, nispeten
Telaffuz /prəˈpɔːrʃənəli/ · okunuşu: prıpórşınıli
Sözlük tanımını göster
Proportionally ne demek? Proportionally kelimesinin Türkçe anlamı: oransal olarak, nispeten (zarf).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
proportionally, YDS, YÖKDİL ve ALES sınavlarında sık karşına çıkan akademik İngilizce kelimelerden biridir.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiVergin gelirinle oransal olarak artıyor.
SağdakiYani daha çok kazanmak biraz daha çok ödemek mi demek?
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
Tax rates should increase proportionally with income.
Vergi oranları gelirle oransal olarak artmalıdır.
Eş Anlamlılar
relativelycomparativelypro rata
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
increase proportionallyrepresent proportionally
Konu / Bağlam
mathFinans
Proportionally ile Bir Örnek Cümle Daha
As the population grows, public spending must rise proportionally.
Nüfus arttıkça kamu harcamaları da orantılı biçimde yükselmelidir.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Proportionally Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de değişimlerin orantılı seyrini anlatır (increase/decrease proportionally). 'proportionately' ile eş anlamlıdır; zıttı 'disproportionately' (orantısızca) sınavda sık çıkar.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Finans Konusundan Diğer Kelimeler
deduct from çıkarmak, kesinti yapmak…deduct çıkarmak, tenzil etmekincidental tali, önemsiz, tesadüfi,…residual artık, kalıntı, tortu, ge…speculative tahmine dayalı, kurgusal,…fiddle oynamak (bir şeyle), üzer…insure against sigortalamak, sağlama alm…exemption from muafiyet, bağışıklık (ver…broker komisyoncu, simsar, aracıinstallment taksit, bölüm (dizi/roman)rolling dalgalı (arazi), peş peşe…broke beş parasız, iflas etmiş…Tümü: Finans →