Ana Sayfa › Kelime Listesi › perilous
adjective · sıfat
Perilous ne demek?
çok tehlikeli, vahim
Telaffuz /ˈpɛrələs/ · okunuşu: pérılıs
Sözlük tanımını göster
Perilous ne demek? Perilous kelimesinin Türkçe anlamı: çok tehlikeli, vahim (sıfat).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
YDS ve YÖKDİL sınavlarında geçen akademik kelimelerden biri de perilous; anlamı ve kullanımı aşağıda.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiSis bastırınca bu patika çok tehlikeli olur.
SağdakiBelki havanın açılmasını beklemeliyiz.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
The refugees undertook a perilous journey across the ocean to find safety.
Mülteciler, güvenliğe ulaşmak için okyanus boyunca çok tehlikeli bir yolculuğa giriştiler.
Eş Anlamlılar
dangeroushazardousrisky
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
perilous journeyperilous situation
Konu / Bağlam
travelFinans
Perilous ile Bir Örnek Cümle Daha
Climbers face a perilous descent once the weather turns.
Dağcılar hava bozunca tehlikeli bir iniş yapmak zorunda kalır.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
safesecure
Perilous Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
'dangerous'ın daha edebi/güçlü eşanlamlısıdır; YDS'de 'perilous journey/situation/state' kalıplarıyla çıkar. 'peril' (büyük tehlike) isminden türer; 'perish' (yok olmak) ile köken benzerliği yüzünden karıştırılmamalıdır.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Finans Konusundan Diğer Kelimeler
investor yatırımcı, iştirakçiliquid sıvı, akışkanexpense masraf, gider, maliyetlend ödünç vermek, borç vermekafford (maddi) gücü yetmek, bede…appropriate uygun, yerinde, münasip ·…asset varlık, mülk, kazanç/artı…settle yerleşmek, halletmek, kar…sum toplam, yekün, tutarloan kredi, borç · borç vermek…owe borçlu olmak; minnettar o…grant vermek, bahşetmek; hibe,…Tümü: Finans →