Ana Sayfa › Kelime Listesi › exorbitant
adjective · sıfat
Exorbitant ne demek?
fahiş, aşırı (fiyat/miktar)
Telaffuz /ɪɡˈzɔːrbɪtənt/ · okunuşu: ıgzórbitınt
Sözlük tanımını göster
Exorbitant ne demek? Exorbitant kelimesinin Türkçe anlamı: fahiş, aşırı (fiyat/miktar) (sıfat).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
exorbitant, YDS, YÖKDİL ve ALES sınavlarında sık karşına çıkan akademik İngilizce kelimelerden biridir.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBu fahiş fiyatlar tam bir rezalet!
SağdakiÜzgünüm, şu an tam tatil sezonunun zirvesi.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
The hotel charges exorbitant rates during the peak holiday season.
Otel, tatil sezonunun en yoğun olduğu dönemde fahiş fiyatlar talep ediyor.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
exorbitant pricesexorbitant fees
Konu / Bağlam
Finanscommerce
Exorbitant ile Bir Örnek Cümle Daha
Tenants complained that the landlord was demanding exorbitant rent for tiny flats.
Kiracılar, ev sahibinin küçücük daireler için fahiş kira istediğinden şikâyet etti.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
reasonablemoderatecheap
Exorbitant Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de neredeyse yalnızca fiyat/ücret bağlamında çıkar: 'exorbitant prices/rates/fees (fahiş fiyat)'. Yazılışında 'h' yoktur; 'extravagant (savurgan)' ile karıştırma — exorbitant aşırı yüksek bedeli vurgular.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Finans Konusundan Diğer Kelimeler
investor yatırımcı, iştirakçiliquid sıvı, akışkanexpense masraf, gider, maliyetlend ödünç vermek, borç vermekafford (maddi) gücü yetmek, bede…appropriate uygun, yerinde, münasip ·…asset varlık, mülk, kazanç/artı…settle yerleşmek, halletmek, kar…sum toplam, yekün, tutarloan kredi, borç · borç vermek…owe borçlu olmak; minnettar o…grant vermek, bahşetmek; hibe,…Tümü: Finans →