Ana Sayfa › Kelime Listesi › levy
verb · fiil
Levy ne demek?
vergi koymak, (parayı/vergiyi) zorla toplamak
Telaffuz /ˈlɛvi/ · okunuşu: lévi
Sözlük tanımını göster
Levy ne demek? Levy kelimesinin Türkçe anlamı: vergi koymak, (parayı/vergiyi) zorla toplamak (fiil).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
İngilizce levy kelimesi, YDS ve YÖKDİL hazırlığında öğrenmen gereken akademik kelimeler arasında yer alır.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiHer tezgâha küçük bir vergi koyacağız.
SağdakiBir vergi daha mı? Elmalarım zaten ucuz!
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
The government decided to levy a new tax on luxury goods.
Hükümet, lüks mallara yeni bir vergi koymaya karar verdi.
Eş Anlamlılar
imposechargetaxcollect
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
levy a taxlevy a finelevy sanctions
Levy ile Bir Örnek Cümle Daha
The council plans to levy a small charge on single-use plastic bags.
Belediye meclisi, tek kullanımlık plastik poşetlere küçük bir ücret koymayı planlıyor.
Levy Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
Resmî/ekonomik metinlerin kelimesidir: "levy a tax/fine/duty on" (bir şeye vergi/ceza koymak); sabit edat "on"dur. İsim hâli de vardır ("a levy on imports"). "Impose" ile yakın anlamlıdır.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Hukuk Konusundan Diğer Kelimeler
bystander seyirci, olaya karışmadan…conclusively kesin olarak, tartışmasız…confinement hapsedilme, kapatılma, (d…confiscate el koymak, müsadere etmekdeceased merhum, rahmetli, ölmüşinflict on (acı/ceza) çektirmek, uğr…lapse hata, boşluk; hükmü kalma…ratify onaylamak, tasdik etmek (…refute çürütmek, aksini ispatlam…segregation ayrımcılık, tecrit, ayırmasupposition varsayım, zannetmeunforeseen öngörülmemiş, beklenmedikTümü: Hukuk →