Ana Sayfa › Kelime Listesi › wield
verb · fiil
Wield ne demek?
kullanmak (güç/silah), elinde tutmak (yetki)
Telaffuz /wiːld/ · okunuşu: viild
Sözlük tanımını göster
Wield ne demek? Wield kelimesinin Türkçe anlamı: kullanmak (güç/silah), elinde tutmak (yetki) (fiil).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
İngilizce wield kelimesi, YDS ve YÖKDİL hazırlığında öğrenmen gereken akademik kelimeler arasında yer alır.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBu güçlü kılıcı nasıl kullandığımı izle!
SağdakiDikkatli ol genç kahraman, iki elinle tut.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
The media wields enormous influence over public opinion.
Medya, kamuoyu üzerinde muazzam bir etkiye sahiptir (nüfuz kullanır).
Eş Anlamlılar
exerciseexertbrandishhold
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
wield powerwield influencewield a weapon
Wield ile Bir Örnek Cümle Daha
Lobbying groups wield considerable power over how new laws are drafted.
Lobi grupları, yeni yasaların nasıl hazırlandığı üzerinde hatırı sayılır bir güç kullanıyor.
Wield Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de en güçlü kullanımı soyuttur: 'wield power/influence/authority' (güç/etki/yetki elinde tutmak). 'yield' (boyun eğmek / ürün vermek) ile yazılış ve ses benzerliği yüzünden sık karıştırılır.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Siyaset Konusundan Diğer Kelimeler
feckless beceriksiz, sorumsuz, işe…bellicose kavgacı, savaş yanlısıvacillation kararsızlık, bocalama, te…antagonistically düşmanca, hasmane bir şek…bombastic gösterişli (söz/yazı), ab…caustically iğneleyici bir şekilde, a…arrogate haksız yere iddia etmek,…untarnished lekelenmemiş, temiz, şaib…end sonlandırmak, bitirmek, s…agreement anlaşma, uzlaşma, mutabak…former önceki, eski (makam/sıfat)majority çoğunlukTümü: Siyaset →