Ana Sayfa › Kelime Listesi › peddle
verb · fiil
Peddle ne demek?
seyyar satıcılık yapmak, (fikir) yaymak
Telaffuz /ˈpedəl/ · okunuşu: pédıl
Sözlük tanımını göster
Peddle ne demek? Peddle kelimesinin Türkçe anlamı: seyyar satıcılık yapmak, (fikir) yaymak (fiil).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
peddle kelimesinin Türkçe anlamını, karikatürünü ve örnek cümlesini YDS · YÖKDİL sınavlarına hazırlananlar için bir araya getirdik.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBu köşede oyuncak ve hediye satıyorum.
SağdakiBeş yaşında bir çocuk için bir şeyiniz var mı?
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
The politician was accused of peddling false promises to gain votes.
Politikacı, oy kazanmak için yalan vaatler yaymakla suçlandı.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
peddle goodspeddle influence
Konu / Bağlam
commerceSiyaset
Peddle ile Bir Örnek Cümle Daha
Critics accused the channel of peddling conspiracy theories for ratings.
Eleştirmenler, kanalı reyting için komplo teorileri yaymakla suçladı.
Peddle Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
Hem somut 'seyyar satıcılık yapmak' hem mecazi 'peddle influence/false promises' (nüfuz/yalan yaymak, olumsuz) anlamı vardır. Eş sesli 'pedal' (pedal çevirmek) ile yazımı/anlamı karıştırma.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Siyaset Konusundan Diğer Kelimeler
fight for ...için savaşmak, mücadel…progressive ilerici, yenilikçi; aşama…stability istikrar, denge, kararlıl…fuel yakıt, benzin; körüklemek…interior ülkenin iç kesimleri · iç…session oturum, toplantı, seans,…conservative muhafazakar, tutucu, (tah…dominate hakim olmak, egemen olmak…intervention müdahale, karışmacommit to kendini adamak, taahhüt e…division bölme, kısım, anlaşmazlık…elect seçmek (oy vererek)Tümü: Siyaset →