Ana Sayfa › Kelime Listesi › deterrent
noun · isim
Deterrent ne demek?
caydırıcı, engelleyici unsur
Telaffuz /dɪˈtɝənt/ · okunuşu: ditérınt
Sözlük tanımını göster
Deterrent ne demek? Deterrent kelimesinin Türkçe anlamı: caydırıcı, engelleyici unsur (isim).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
İngilizce deterrent kelimesi, YDS ve YÖKDİL hazırlığında öğrenmen gereken akademik kelimeler arasında yer alır.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBu parlak ışık harika bir caydırıcı.
SağdakiHiçbir hırsız yanına yaklaşmaya cesaret edemez.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
Strict laws can serve as an effective deterrent against crime.
Katı yasalar, suça karşı etkili bir caydırıcı olarak hizmet edebilir.
Eş Anlamlılar
disincentivehindranceobstacle
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
nuclear deterrentact as a deterrent
Deterrent ile Bir Örnek Cümle Daha
The presence of guards acts as a powerful deterrent to shoplifters.
Güvenlik görevlilerinin varlığı, hırsızlık yapanlara karşı güçlü bir caydırıcı işlevi görür.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
incentiveencouragementstimulus
Deterrent Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
'deter' fiilinin isim/sıfat hali; 'act/serve as a deterrent (to/against sth)' kalıbıyla çıkar. 'incentive' (teşvik) sözcüğünün zıttı olarak YDS'de sık karşılaşılır; çift 'r' yazımına dikkat.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Hukuk Konusundan Diğer Kelimeler
intrusion izinsiz giriş, ihlal, müd…invalidate geçersiz kılmak, iptal et…irrespective of -e bakılmaksızın, gözetil…normative kural koyucu, standart be…scrutinize ince eleyip sık dokumak,…seizure nöbet (havale), el koyma,…statute kanun, yasa, tüzükunanimous oybirliğiyle alınmış, hem…unilateral tek taraflı (karar vb.)binding bağlayıcı, zorunludispute over ... üzerine tartışmak, an…heir mirasçı, varisTümü: Hukuk →