Ana Sayfa › Kelime Listesi › equitable
adjective · sıfat
Equitable ne demek?
adil, hakkaniyetli, eşitlikçi
Telaffuz /ˈɛkwɪtəbl/ · okunuşu: ékvitıbıl
Sözlük tanımını göster
Equitable ne demek? Equitable kelimesinin Türkçe anlamı: adil, hakkaniyetli, eşitlikçi (sıfat).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
YDS ve YÖKDİL sınavlarında geçen akademik kelimelerden biri de equitable; anlamı ve kullanımı aşağıda.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiDilimleri tamamen adil yaptım!
SağdakiHarika, artık kimse şikayet edemez!
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
We need a more equitable distribution of wealth in society.
Toplumda servetin daha adil bir dağılımına ihtiyacımız var.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
equitable distributionequitable solution
Equitable ile Bir Örnek Cümle Daha
The reform aims to create a more equitable tax system for low-income families.
Reform, düşük gelirli aileler için daha adil bir vergi sistemi oluşturmayı amaçlıyor.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
inequitableunfair
Equitable Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de resmi üslupta 'adil/hakkaniyetli' anlamında 'equitable distribution/treatment/solution' kalıplarıyla çıkar. Yazılış tuzağı: 'equitable' (adil) ile 'equable' (mizacı dengeli, sakin) karıştırılmamalı.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Hukuk Konusundan Diğer Kelimeler
pertinent to ile ilgili, alakalı, yeri…preliminary ön, hazırlık niteliğinde,…severity şiddet, ciddiyet, vehamet…submission teslim olma, boyun eğme;…fairness adalet, hakkaniyetpardon affetmek, bağışlamakseal mühürlemek, yalıtmak, kes…settled yerleşik, karara bağlanmı…signature imza; (mecaz) kendine has…corruption yolsuzluk, yozlaşma, çürü…disclose ifşa etmek, açığa çıkarma…entitle hak vermek, yetkilendirme…Tümü: Hukuk →