Ana Sayfa › Kelime Listesi › evidence
noun · isim
Evidence ne demek?
kanıt, delil, bulgu
Telaffuz /ˈevɪdəns/ · okunuşu: évidıns
Sözlük tanımını göster
Evidence ne demek? Evidence kelimesinin Türkçe anlamı: kanıt, delil, bulgu (isim).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
evidence kelimesinin Türkçe anlamını, karikatürünü ve örnek cümlesini YDS · YÖKDİL sınavlarına hazırlananlar için bir araya getirdik.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBu kanıt parayı kimin aldığını ispatlıyor.
SağdakiFotoğraflar ve parmak izleri mi? O zaman dava kapandı!
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
There is compelling evidence linking smoking to lung cancer.
Sigara içmeyi akciğer kanserine bağlayan ikna edici kanıtlar var.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
scientific evidencegive evidence
Evidence ile Bir Örnek Cümle Daha
There is little evidence to support the theory that the site was inhabited.
Bu bölgede yaşanmış olduğu kuramını destekleyecek pek az kanıt var.
Evidence Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de SAYILAMAYAN isimdir; 'an evidence' veya 'evidences' YANLIŞTIR, 'a piece of evidence' denir. 'give/provide evidence' (kanıt sunmak) ve 'evidence of/for' edatlarına dikkat.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Hukuk Konusundan Diğer Kelimeler
sentence hüküm giydirmek, mahkum e…sue dava açmak, mahkemeye ver…eligible uygun, nitelikli, seçileb…render hale getirmek, sunmak, (h…contradictory çelişkili, tutarsızcaution uyarmak, ihtar etmekcertify onaylamak, tasdik etmek,…charge with suçlamak, ile görevlendir…clause madde (hukuk/anlaşma), cü…commute (ev ile iş arasında) gidi…gross brüt, iğrenç, çok kaba (h…harassment taciz, rahatsız etmeTümü: Hukuk →