Ana Sayfa › Kelime Listesi › immunity
noun · isim
Immunity ne demek?
bağışıklık; dokunulmazlık
Telaffuz /ɪˈmjuːnəti/ · okunuşu: imyúnıti
Sözlük tanımını göster
Immunity ne demek? Immunity kelimesinin Türkçe anlamı: bağışıklık; dokunulmazlık (isim).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
İngilizce immunity kelimesi, YDS ve YÖKDİL hazırlığında öğrenmen gereken akademik kelimeler arasında yer alır.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBu çay kışın bağışıklığımı gerçekten güçlendiriyor.
SağdakiBana da bir bardak koy, sürekli hastalanıyorum!
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
Diplomats are granted immunity from prosecution in the host country.
Diplomatlara ev sahibi ülkede yargılanmaktan muafiyet (dokunulmazlık) verilir.
Eş Anlamlılar
resistanceexemptionimpunity
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
herd immunitydiplomatic immunity
Immunity ile Bir Örnek Cümle Daha
Having survived the disease once, he had developed natural immunity to it.
Hastalığı bir kez atlattığı için ona karşı doğal bir bağışıklık geliştirmişti.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Immunity Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
İki anlamı vardır: tıbbi 'bağışıklık' (herd immunity) ve hukuki 'dokunulmazlık' (diplomatic immunity). YDS okuma parçalarında bağlam hangi anlamı kastettiğini belirler; 'impunity' (cezasızlık) ile karıştırmayın.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Hukuk Konusundan Diğer Kelimeler
appropriate uygun, yerinde, münasip ·…conclude sonuçlandırmak, karara va…privacy mahremiyet, gizlilik, öze…belong to ait olmakaccuse suçlamak, itham etmekground zemin, dayanak, gerekçelift kaldırmak, yükseltmek; (y…admit itiraf etmek, kabul etmek…determine to karar vermek, azmetmek; b…guilty suçlu, pişmanpronounce telaffuz etmek; ilan etme…restriction on üzerinde kısıtlama, sınır…Tümü: Hukuk →