Ana Sayfa › Kelime Listesi › notify
verb · fiil
Notify ne demek?
bildirmek, haber vermek, tebliğ etmek
Telaffuz /ˈnoʊtəfaɪ/ · okunuşu: nóutıfay
Sözlük tanımını göster
Notify ne demek? Notify kelimesinin Türkçe anlamı: bildirmek, haber vermek, tebliğ etmek (fiil).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
notify ne demek? YDS, YÖKDİL ve YKS-İngilizce için bu akademik kelimenin Türkçe karşılığı, örnekleri ve ipuçları burada.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiHerhangi bir değişikliği size bildireceğiz.
SağdakiHarika, o zaman beni hemen arayın lütfen.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
Please notify us of any changes to your address.
Lütfen adresinizdeki herhangi bir değişikliği bize bildirin.
Eş Anlamlılar
informalertadvise
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
notify the policenotify regardingnotify in advance
Konu / Bağlam
formal communicationHukuk
Notify ile Bir Örnek Cümle Daha
You must notify the bank of any suspicious transactions immediately.
Şüpheli işlemleri derhal bankaya bildirmelisiniz.
Notify Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de sabit edat tuzağı içerir: 'notify someone OF something' (birine bir şeyi bildirmek). 'inform' ile aynı yapıyı paylaşır; nesne kişidir, bilgi 'of' ile gelir.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Hukuk Konusundan Diğer Kelimeler
agitator kışkırtıcı, tahrikçi, eyl…electrocute elektrikle idam etmek, el…infliction (ceza/acı) verme, çektirmeinstigator kışkırtıcı, elebaşımaim sakatlamak, sakat bırakmakmutilation sakatlama, uzuv kesmeperjury yalan yere yemin etme suçudisinterested tarafsız, çıkarsız, objek…exonerate temize çıkarmak, aklamak,…dispassionate duygularına yenilmeyen, t…grievously ağır bir şekilde, feci ha…strenuously gayretle, şiddetle, enerj…Tümü: Hukuk →