Ana Sayfa › Kelime Listesi › precedence
noun · isim
Precedence ne demek?
öncelik, üstünlük
Telaffuz /ˈpresɪdəns/ · okunuşu: présidıns
Sözlük tanımını göster
Precedence ne demek? Precedence kelimesinin Türkçe anlamı: öncelik, üstünlük (isim).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
YDS ve YÖKDİL sınavlarında geçen akademik kelimelerden biri de precedence; anlamı ve kullanımı aşağıda.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBurada güvenlik her zaman hızdan önce gelir.
SağdakiAnlaşıldı, yavaşlayıp kontrol edeceğim.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
Safety should always take precedence over speed.
Güvenlik her zaman hızdan önce gelmelidir (öncelikli olmalıdır).
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
take precedence overgive precedence
Konu / Bağlam
formalHukuk
Precedence ile Bir Örnek Cümle Daha
In an emergency, the patient's immediate needs take precedence over routine paperwork.
Acil bir durumda hastanın acil ihtiyaçları, rutin evrak işlerinden önce gelir.
Precedence Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de neredeyse her zaman 'take precedence over' (bir şeye göre öncelik taşımak, ondan önde gelmek) kalıbıyla çıkar. Sesçe yakın 'precedent' (emsal/örnek karar) ile karıştırma; bu kelime 'öncelik' demektir.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Hukuk Konusundan Diğer Kelimeler
prevail yaygın olmak, hakim olmak…seize el koymak, yakalamak, ele…subject to maruz bırakmak, tabi tutm…applicable to uygulanabilir, geçerli, i…attempt at girişim, teşebbüsdefence against savunma, müdafaadenial inkar, ret, yalanlamajoint ortak, müşterek · eklem,…mistaken hatalı, yanılmış, yanlışreside ikamet etmek, yaşamak, bu…suspect of şüphelenmekcontradict çelişmek, aksini iddia et…Tümü: Hukuk →