Ana Sayfa › Kelime Listesi › presume
verb · fiil
Presume ne demek?
farz etmek, varsaymak, cüret etmek
Telaffuz /prɪˈzuːm/ · okunuşu: prizúm
Sözlük tanımını göster
Presume ne demek? Presume kelimesinin Türkçe anlamı: farz etmek, varsaymak, cüret etmek (fiil).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
presume ne demek? YDS, YÖKDİL ve YKS-İngilizce için bu akademik kelimenin Türkçe karşılığı, örnekleri ve ipuçları burada.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiŞimdilik onun masum olduğunu varsaymalıyız.
SağdakiKanıtlar aksini ispatlayana kadar.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
In law, a defendant is presumed innocent until proven guilty.
Hukukta, bir sanık suçu kanıtlanana kadar masum farz edilir.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
presume innocencepresume to say
Konu / Bağlam
Hukuklogic
Presume ile Bir Örnek Cümle Daha
Since no one objected, the chairman presumed that the proposal was accepted.
Kimse itiraz etmediğinden, başkan teklifin kabul edildiğini varsaydı.
Presume Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YÖKDİL'de 'assume' ile yakındır ama 'presume' makul kanıta dayanan bir varsayımı ima eder. İkinci anlamı 'presume TO do sth' (cüret etmek) tür tuzağıdır; 'presumption' isim halidir.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Hukuk Konusundan Diğer Kelimeler
corruption yolsuzluk, yozlaşma, çürü…disclose ifşa etmek, açığa çıkarma…entitle hak vermek, yetkilendirme…restrain kısıtlamak, zapt etmek, d…uphold desteklemek, sürdürmek, (…adhere to (kurala/ilkeye) bağlı kal…compliance uyumluluk, kurallara uyma…conclusive kesin, nihai, inandırıcı…conform to (kurala/standarda) uymak,…implication muhtemel sonuç/etki; ima;…intimidate gözdağı vermek, sindirmek…judicial adli, yargısalTümü: Hukuk →