Ana Sayfa › Kelime Listesi › reap
verb · fiil
Reap ne demek?
hasat etmek, (sonuçlarını) toplamak
Telaffuz /riːp/ · okunuşu: riip
Sözlük tanımını göster
Reap ne demek? Reap kelimesinin Türkçe anlamı: hasat etmek, (sonuçlarını) toplamak (fiil).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
YDS ve YÖKDİL sınavlarında geçen akademik kelimelerden biri de reap; anlamı ve kullanımı aşağıda.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiArtık ektiğimizi hasat ediyoruz!
SağdakiOnca aylık emek karşılığını verdi.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
Those who invest in education will eventually reap the rewards.
Eğitime yatırım yapanlar eninde sonunda bunun meyvelerini toplayacaktır.
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
reap the benefitsreap rewardsreap what you sow
Konu / Bağlam
Reap ile Bir Örnek Cümle Daha
Companies that invest in research now will reap substantial rewards later.
Şimdi araştırmaya yatırım yapan şirketler, ileride önemli getiriler elde edecektir.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
sow
Reap Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de neredeyse her zaman mecazi 'reap the benefits/rewards' (meyvelerini/getirisini toplamak) kalıbıyla çıkar ve 'you reap what you sow' (ne ekersen onu biçersin) atasözünde 'sow' ile karşıtlık oluşturur. Düz anlamı 'hasat etmek'tir.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
İş Dünyası Konusundan Diğer Kelimeler
rapaciously açgözlülükle, doymak bilm…accept kabul etmek, onaylamak, ü…advantage avantaj, üstünlük, yararagreement anlaşma, uzlaşma, mutabak…formal resmi, biçimsel, usulüne…responsible for -den sorumlulead önderlik etmek, yönetmek;…priority öncelik, üstünlükgoal hedef, amaç; golestablish kurmak, tesis etmek, kanı…propose önermek, teklif etmek, ni…aim amaçlamak, hedeflemek; am…Tümü: İş Dünyası →