Ana Sayfa › Kelime Listesi › validity
noun · isim
Validity ne demek?
geçerlilik, doğruluk, hüküm
Telaffuz /vəˈlɪdəti/ · okunuşu: vılídıti
Sözlük tanımını göster
Validity ne demek? Validity kelimesinin Türkçe anlamı: geçerlilik, doğruluk, hüküm (isim).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
validity ne demek? YDS, YÖKDİL ve YKS-İngilizce için bu akademik kelimenin Türkçe karşılığı, örnekleri ve ipuçları burada.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBu sözleşmenin geçerliliğini kontrol etmeliyim.
SağdakiOnu daha geçen hafta imzaladım.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
Critics questioned the scientific validity of the research methods.
Eleştirmenler, araştırma yöntemlerinin bilimsel geçerliliğini sorguladı.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
test the validityvalidity periodquestion the validity
Validity ile Bir Örnek Cümle Daha
The judge cast doubt on the validity of the evidence presented.
Hâkim, sunulan delilin geçerliliğine ilişkin şüphe uyandırdı.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
invalidity
Validity Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
Hem 'mantıksal/bilimsel geçerlilik' (the validity of an argument) hem de 'yürürlük süresi' (validity period) anlamı taşır. YDS'de 'question/test the validity' kalıbıyla okuma metinlerinde çıkar.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Hukuk Konusundan Diğer Kelimeler
uniformity tekdüzelik, aynılık, benz…ancestral atalara ait, atalardan ka…borderline sınır çizgisi, sınırda (b…improper uygunsuz, yakışıksız, yan…mischief yaramazlık, fesatlık, hay…recite ezberden okumak, sıralamakvest yelek, (yetki) vermekequitable adil, hakkaniyetli, eşitl…apprehend yakalamak (tutuklamak), k…coercion baskı, zorlama, cebrcoercive zorlayıcı, baskıcıdeterrent caydırıcı, engelleyici un…Tümü: Hukuk →