Ana Sayfa › Kelime Listesi › disclose
verb · fiil
Disclose ne demek?
ifşa etmek, açığa çıkarmak, açıklamak
Telaffuz /dɪsˈkloʊz/ · okunuşu: disklóuz
Sözlük tanımını göster
Disclose ne demek? Disclose kelimesinin Türkçe anlamı: ifşa etmek, açığa çıkarmak, açıklamak (fiil).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
disclose ne demek? YDS, YÖKDİL ve YKS-İngilizce için bu akademik kelimenin Türkçe karşılığı, örnekleri ve ipuçları burada.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiBu hesabı kimin açtığını açıklayabilir misiniz?
SağdakiÜzgünüm, o bilgiler kesinlikle gizli.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
The bank refused to disclose the details of the customer's account.
Banka, müşterinin hesabının detaylarını ifşa etmeyi reddetti.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
disclose informationrefuse to disclose
Konu / Bağlam
journalismHukuk
Disclose ile Bir Örnek Cümle Daha
Officials refused to disclose the names of those involved in the scandal.
Yetkililer skandala karışanların isimlerini açıklamayı reddetti.
Disclose Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de 'disclose information/details' ve 'refuse to disclose' kalıbıyla çıkar; 'conceal/withhold'un zıttıdır. İsim hali 'disclosure' (ifşa, açıklama) finans/hukuk metinlerinde sıktır.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Hukuk Konusundan Diğer Kelimeler
relevance ilgi, alaka, uygunlukresort to (son çare olarak) başvurm…restraint kısıtlama, itidal, ölçülü…equity hisse senedi, özsermaye,…citizenship vatandaşlıkconfession itirafforceful güçlü, etkili, ikna ediciintentionally kasten, bilerek, kasıtlı…innocent of (-den) suçsuz, masum, hab…intent niyet, maksat, amaçlawsuit dava, hukuk davasıoffence suç, kabahat; saldırı; ha…Tümü: Hukuk →