Ana Sayfa › Kelime Listesi › undue
adjective · sıfat
Undue ne demek?
aşırı, gereksiz, yersiz, haksız
Telaffuz /ʌnˈduː/ · okunuşu: andúu
Sözlük tanımını göster
Undue ne demek? Undue kelimesinin Türkçe anlamı: aşırı, gereksiz, yersiz, haksız (sıfat).
Karikatürle keşfet ↘01 / GÖR · İNCELE · HATIRLA
Tam ekranda aç ↗Şimdi kelimeyi dene.
Karikatür → infografik → kısa test
02 / KULLANIM
Kelimeyi bağlamında gör.
Kelime hakkında kısa not
undue, YDS, YÖKDİL ve ALES sınavlarında sık karşına çıkan akademik İngilizce kelimelerden biridir.
Karikatürü ayrıca incele ↗
SoldakiÜzerimde aşırı bir baskı kuruyorsun!
SağdakiSadece bunun bu gece bitmesini istiyorum.
İnfografiği ayrıca incele ↗
Örnek Cümle
The manager was accused of putting undue pressure on the staff to work overtime.
Müdür, personeli fazla mesai yapmaları için aşırı baskı altına almakla suçlandı.
Eş Anlamlılar
excessiveunwarrantedimmoderatedisproportionate
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
undue pressureundue influenceundue delay
Konu / Bağlam
Hukukmanagement
Undue ile Bir Örnek Cümle Daha
The contract was voided because one party had exerted undue influence.
Bir taraf yersiz baskı uyguladığı için sözleşme geçersiz sayıldı.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Undue Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de 'undue pressure/influence/delay' (aşırı/yersiz) kalıbıyla, özellikle hukuk ve iş metinlerinde çıkar. Sesteşi 'undo' (geri almak) fiiliyle yazımı/anlamı karıştırma.
03 / DEVAM ET
Öğrendiklerini pekiştir.
⏳ Bu kelimeyi 3 gün sonra hatırlayacak mısın?
Beyin, yeni öğrendiğinin büyük kısmını birkaç günde unutur. Akıllı tekrar tam unutmadan önce hatırlatır — kelime kalıcı olur. 5000 kelime, sınav gününe göre ayarlı.
Unutmadan başla →5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.
Hukuk Konusundan Diğer Kelimeler
adultery zina, eşini aldatma (evli…indisputably tartışmasız, muhakkaklynch linç etmekdefame iftira atmak, karalamak,…detestable iğrenç, tiksindirici, men…solemnly ciddiyetle, resmiyetleagitator kışkırtıcı, tahrikçi, eyl…electrocute elektrikle idam etmek, el…infliction (ceza/acı) verme, çektirmeinstigator kışkırtıcı, elebaşımaim sakatlamak, sakat bırakmakmutilation sakatlama, uzuv kesmeTümü: Hukuk →